<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>~ Sanal Pencere ~</title>
	<link>http://sanalpencere.net</link>
	<description>Hayata bu pencereden bakmak ister misiniz?</description>
	<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 09:55:03 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>TEŞEKK&#220;RLER TANRIM</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/06/21/tesekkrler-tanrim/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/06/21/tesekkrler-tanrim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 09:53:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/06/21/tesekkrler-tanrim/</guid>
		<description><![CDATA[2008 Avrupa Futbol Şampiyonası &#8216; nda Türk Milli Takımımız mucizelere imza atmaya devam ediyor. İnanilmaz Çek Cumhuriyet &#8216; i maçından sonra gelen çeyrek finalde Hırvatistan karşısında daha büyük bir mucizeye şahit olduk. Akıllara durgunluk veren ve izleyen herkesi şaşırtan olaylar bir zincir halkası gibi gerçekleşmeye devam ediyor. Ülkemizin en çok ihtiyacı olduğu dönemde , çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2008 Avrupa Futbol Şampiyonası &#8216; nda Türk Milli Takımımız mucizelere imza atmaya devam ediyor. İnanilmaz Çek Cumhuriyet &#8216; i maçından sonra gelen çeyrek finalde Hırvatistan karşısında daha büyük bir mucizeye şahit olduk. Akıllara durgunluk veren ve izleyen herkesi şaşırtan olaylar bir zincir halkası gibi gerçekleşmeye devam ediyor. Ülkemizin en çok ihtiyacı olduğu dönemde , çok şükür Allah yanımızda oluyor ve siyasetten , ortaya çıkan büyük gerilimden hatta iç bölünmeye kadar gidebilecek durumdan bizi biraz olsun kurtarıyor.</p>
<p>Dün gece futbol adına sahada fazla birşey yapmayan iki takım vardı. Euro 2008 çeyrek finallerine yakışmayacak bir kalitede maç izledik. Türkiye &#8216; nin oynadığı 4 maçta aynı kalitesizlikteydi belki ama iş başa düşüp , son şans dedikleri andaki muhteşem özveri ve kalite ise ayakta alkışlanacak cinstendi. Dün gecede böyle bir olaya şahit olduk. 119 dakika izleyenleri çok heyecanlandırmayan , bu maç penaltılara gider dediğimiz bir havada geçti. Ta ki maç boyu başarılı oynayan ve gereksiz yere Volkan gibi bir kalecinin bulunmaz hint kumaşı olarak gösterilmesiyle ismi unutulma noktasına getirilen ülkenin en başarılı kalecisi Rüştü &#8216; nün hatasına kadar &#8230; Gereksiz yere çıkış yapan Rüştü &#8216; nün hatasından yediğimiz golle buraya kadarmış dedik. Dakika 119 olmuş ve maç bitmişti bize göre. Ama Tanrı &#8216; nın yanımızda olduğunu ve elinin her an sahada olacağını unutmuştuk. Yediği golde hatalı olan Rüştü , müthiş bir tecrübe ile Hırvatlar &#8216; ın oyuncu değiştirmesine izin vermeyecek şekilde topu öyle hızlı şekilde oyuna soktu ki , hem maçın bitmesini önledi hem de Semih &#8216; in mükemmel golüne asist yaptı. Yine olmaz denilen ve abartıp &#8216; Yok Artık &#8216; denilen oldu ve A Milli Futbol Takımımız adını Avrupa &#8216; nın en büyük 4 milli takımı arasına yazdırdı. Futbol Şampiyonaları tarihinde böyle şey görülmemiştir. Bir maç olur belki ama üst üste 3 maçta , birbirinden inanılmaz olaylar olmaz , olamaz . Bunun adı mucize , bunun adı Türk inancı diyelim. Emeği geçen herkesi tebrik edelim ve bu gururu - sevinci bize yaşatan herkese teşekkür edelim.</p>
<p>Ülkemizin çok kritik ve bana göre inanılmaz tehlikeli dönemden geçtiği şu günlerde , böyle bir şeye ihtiyacımız vardı. Tanrı bunu biliyor ve görüyor , bu yüzden bu mucizeyi bize armağan ediyor. Siyasi kriz , ülke içi bölünme ve 70 milyonun kendi içinde başlamaya yüz tutmuş bir savaş dönemi&#8230; Unuttuk sanki gücümüzü , inancımızı. Parti kapatma olayları , inanç tartışmaları , rejim korkuları , dışarıdan gelen sesler ve yaşanan ekonomik dalgalanmalar &#8230; Bizimle baş edemeyeceğini anlayan Avrupa &#8216; nın , bu Türkler &#8216; i yok edebiliriz formülü kendi iç dengemizi sarsma yönünde olduğunu , bizi birbirimize düşürme politikası olduğunu mu düşünüyoruz yoksa bazı kesimlerin sözde ülke çıkarı için ülkeyi yıllardır olduğu gibi mahvetmeye çalıştığını mı ? Yıkılacak Berlin Duvarı &#8216; mız yok belki ama o duvardan çok daha güçlü birlikteliğimiz var. Bunu yıkmaya kimsenin gücü yetmemesi lazımken , duvarın yıkılmasına doğru hızla yol alırken , Tanrı &#8216; nın buna dur ! ihtarı çok önemliydi. Bununda en iyi yolu , herkesi kenetlendiren spor - futbol oldu. Bu sayede Türkiye şu an için tek yürek ve tek vücut oldu. Gündemi siyasetin sıcaklığından çekecek ve bir süre futbola odaklandıracak bu zafer sürecinde umarım aklımız başımıza gelir. Çok tehlikeli günlerden geçtiğimiz şu dönemde umarım herkes aklını başına alır ve kenetlenmeyi sağlar. Buna çok ihtiyacımız var , lütfen asıl tehlikenin farkına varın.</p>
<p>Bu zafer için tekrar tebrikler çocuklar ve yarattığın mucizeler için bin kere şükürler olsun sana yüce Tanrım !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/06/21/tesekkrler-tanrim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BU NASIL SOSYAL SORUMLULUK ?</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/06/09/bu-nasil-sosyal-sorumluluk/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/06/09/bu-nasil-sosyal-sorumluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2008 12:10:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/06/09/bu-nasil-sosyal-sorumluluk/</guid>
		<description><![CDATA[Ben bu halkı anlayamadım gitti bir türlü. İnanların ya dünyadan haberleri yok ya da neyin ne olduğunu idrak etme yetisinden yoksunlar. Herkes herşeyi süt liman görüyor bir süre. Ta ki medya olayı dallandırıp budaklandırıncaya kadar&#8230; Ülkemizde medya çok büyük bir etkiye sahip. Nedeni ise inanların sadece kulaktan dolma bilgilere inanması. Ve ne yazık ki ülkemizde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben bu halkı anlayamadım gitti bir türlü. İnanların ya dünyadan haberleri yok ya da neyin ne olduğunu idrak etme yetisinden yoksunlar. Herkes herşeyi süt liman görüyor bir süre. Ta ki medya olayı dallandırıp budaklandırıncaya kadar&#8230; Ülkemizde medya çok büyük bir etkiye sahip. Nedeni ise inanların sadece kulaktan dolma bilgilere inanması. Ve ne yazık ki ülkemizde medya o kadar vahim bir halde ki , ülkeye zararını düşünen olmuyor.</p>
<p>Merak edilmesin bu sefer insanları yerden yere vurmak için yazmıyorum bu yazıyı. Bu sefer insanların kafasına bazı şeyleri direkt vurmak için yazıyorum ! Günümüzde bizi en çok tehdit eden unsura karşı , nasıl bu kadar bilinçsiz davrandıklarına şaştığımı anlatmak için yazıyorum. Nasıl kör olabilindiğini ve olay boyutlarının ne kadar vahim sonuçlara yol açabileceğini düşünemeyecek kadar aciz olduklarını söylemek için yazıyorum.</p>
<p>Herkes ülkede ki cari açıktan haberdar. Ne olduğunu bilmiyorda olsa , ya bizim cari açığımız var diyerek dillerine dolamış durumdalar. Bizler ise bu açık meselesine detayları ile giriyoruz. Bu noktada iki kalemin bizim için çok önemli olduğunu ve belimizi büken kalemlerin onlar olduğunu söylüyoruz. Ve o kalemlerde şu sıralar çok ciddi sorunlar baş gösteriyor. Bizim için çok ciddi tehlike çanlarına işaret ederken , halk bundan bi haber olmaya ve üstüne düşeni yapmamaya devam ediyor. Bu kalemler nedir derseniz ; &#8216; Petrol ve elektrik ! &#8216; &#8230;</p>
<blockquote>
<blockquote><p>Petrol sorununa ciddi bir rapor hazırlanmalı diye düşünüyorum. Çünkü hem dünya hem de tabi ki ülkemiz için çok ciddi bir tehlike. Hızla artan petrol fiyatlarının arkasında ki nedenlerin iyi analiz edilmesi gerektiği gibi bunların ne tür sorunlar doğuracağı halka anlatılmalı. Petrol fiyatı özünde arz - talep koşullarına göre belirlenir. Ancak son dönemlerde özellikle artan ekonomik sorunlar ve ABD düşmanlığı ile beraber çok fazla spekülasyona maruz kalarak arz - talep dengesinden çıkma noktasına geldi. OPEC &#8216; in üretim olanaklarını yeterli görüp arzı arttırmaması , doların değer kaybının sürmesi , finansal krizin petrolü ciddi bir emtia haline getirmesi ile fiyatlar artmaya devam etti. Goldman Sachs ise kabus raporu yayınlayarak , petrolün 200 $ civarına yükselebileceğini beyan etti. Korku dolu senaryoda etkilenecek olan ortak paydamız dünya. Petrol fiyatları maliyetlere direkt etki yaptığı için ilk akla gelen sorun &#8216; enflasyon &#8216; oluyor. Ancak durum yalnız bununla sınırlı değil. İş dünyasının yükselen maliyetler karşısında zor durumda kalması reel ekonomiye darbe vuruyor. Özellikle büyüme odaklı sorun yaşadığımız ve istihdam noktasında S.O.S verdiğimiz dönemlerde maliyetlerin dolaylı yansıması işsizliğe vuruyor. Toplumsal huzursuzlukları beraberinde getiren bu durum karşısında dünya ülkeleri birbirleri ile rekabet haline giremeyecek durumda kalınca açlık riski ile karşı karşıya kalıyor.</p></blockquote>
</blockquote>
<blockquote>
<blockquote><p>BBC &#8216; nin raporunda ; gıda fiyatlarında yaşanan yükselişlerin nedeni olarak petrol gösteriliyor. En basitinden artan mazor fiyatları ile beraber balık üreticileri birliği fiyatlarının maliyetlerinin % 25 artabileceğini söylüyorlar. Nakliyeciler içinde sıkıntı ortaya çıktığı için bu artışın , gıda fiyatlarına maliyet olarak yansıması kaçınılmaz olacaktır. Bir yandan yükselen enflasyon bir yandan büyüme üzerinde negatif etkisi ile beraber alım gücü iyice düşen rekabeti sınırlı ülkeler açlık riski ile dünyayı tehdit edecektir. Petrol üreticisi ülkeler bu durumdan çok büyük kazanımlarla çıkacakken , petrol ithalatçısı olan ülkeler bıçak kemiğe dayanana kadar çalışmaya devam ederken , kemiğe dayandığı noktada bunu savaşa çevirebileceklerdir.</p></blockquote>
</blockquote>
<p>Bu örnekleri kendi internet sayfamda petrol ile ilgili hazırladığım raporda ayrıntılı olarak görmeniz mümkün olacak. Şimdi ise ülkemiz açısından bu durumun farkında olup olmadığımız noktasına gelelim. Petroldeki arz ve talep kısa dönemde inelastiktir. Ancak halk yükselen ve daha da yükselmesi beklenti dahilinde olan bu emtiaya karşı bilinçli olup tutumunu değiştirmezse bu sorun nasıl aşılabilir ? Petrolun varil fiyatı 140 dolar seviyesine yaklaşmışken , çok büyük bir petrol ithalatçısı bir ülkeyken insanlarımızın aynı pişkinlikle arabalarına binmeleri ne kadar doğrudur ? Talep konusunda artan fiyatlara rağmen bir değişiklik göstermessek bu fiyatları daha fazla çıldırtırırız ! Üreticiler için arzı arttırmak ciddi bir maliyet. Talep düşmediği sürece fiyatların düşmeyeceği de belli olduğuna göre , adamlar yüksek fiyatta elde ettikleri gelire karşı maliyete gerek duymuyorlar. OPEC ısrarla arz yeterli mesajı verirken , bizim gibi dar pencereden hayat bakan ülke insanıda , umrumda değil benim talebim artarak devam ediyor mesajı veriyor. Üreticinin ilgilendiği şey petrolun talep edilmesidir. Üretim kapasitemiz ve rezervimiz bu kadar dedikleri zaman ses çıkaramazsın. Amaç bazı ülkeleri petrol yoluyla yıkma noktasına geldiği için biz bu oyuna gözümüzü kaparsak ilk yıkılan ülke oluruz. İnsanlar bunu nasıl anlamak istemez yada magazin medyamız nasıl bu duruma el atmaz anlaşılır gibi değil . Ben mi çok aptalım bu kadar abartıyor ve korkuyorum yoksa başkaları mı ? &#8230;</p>
<p>Enflasyonu hortladı olarak gösterip , pazara çıkıp endeks üzerine etkisi minumum olan şeyleri gösterip halkı kandıran medya özürlüsü insanlar , neden gerçeği göstermiyorlar ? Cari açık diye çok bilip konuşan insanlar neden bu en büyük sorunu dile getirip önlem yoluna gitmiyorlar ? Petrol fiyatları bizi enflasyon ve cari açık olarak krize tek başına sürüklemeye yetecek güce sahip bir kalemken , bende para var deyip rahatça her yere arabasıyla giden halka imrenerek bakıyoruz , kızarak değil ! İstanbul sokaklarında çoluk - çocuk her akşam görgüsüzlük yaparak gezerken benim bunlara çalışıp korkuya kapılmam mı ahmaklık mı ? Yoksa o parayı nasıl yollardan kazandıysa kazanıp , çocuklarını daha o yaşta hedefsiz hale getirip , ciddi sorunları farkedemeyen ailelerde mi sorun var ? Lütfen bunu biraz düşünelim.</p>
<blockquote>
<blockquote><p>Bir başka problemimiz ise elektrik. TEİAŞ &#8216; ın raporu da içler acısı. Petrolle beraber ithalatımızın en büyük kalemi elektrikte de talep showu yaşanıyor. Burada da arz - talep ilişkisinden bahsediyoruz. Ülkemiz mevcut elektrik stoğu ortada. Bir de küresel ısınma ile beraber HES &#8216; lerde meydana gelen düşüş ve verim azalışları ile beraber sıkıntı doruğa ulaşmak üzere. Raporda elektrik arz - talebinin bıçak sırtı noktada karşılandığı , talep artış hızının son dönemlerde en yüksek seviyeye çıktığı ve bu rasyoda hesaplandığı takdirde 2009 yılında , bıçak sırtı durumun aleyhte bozulacağı açıklanıyor. Sevgili halkımızın anlayacağı ve magazin medyasının anlatacağı dilden &#8216; elektriksiz kalacağız &#8216; demek oluyor.</p></blockquote>
</blockquote>
<p>Biz ne kadar zengin ve doğal kaynaklarla dolu bir ülkeyiz ki , 6-7 yıl önce krizden çıkan biz değilmişiz gibi davranıyoruz. Kara tabloları çok çabuk unutup pembe tabloya alışmış gibi yaşıyoruz. 2001 krizinden sonra düzelen belki de tek şey siyasi istikrar oldu. Bununla beraber finansal sistemin güçlenmesi ile kırılganlığı bir derece arttırdık. Ama güçlendik mi ? Buna inanların aklından şüphe etmek istiyorum ! Cebimize biraz para girince ne kolay talep alışkanlığımızı değiştiriyoruz. Kıt kaynaklarla ve ithal ettiğimiz ürünlere karşı ne kadar duyarlı davranıyoruz , tebrik edelim kendimizi ! Hava çok sıcak deyip klimalara saldırmak , evleri dünya sinemalarına çevirmek ve hala en basitinden tasarruflu ampul nedir bilmemek 75 milyonluk güzel ülkemin , krizlere gebe olacak eserleridir &#8230;</p>
<p>Yazımın sonunda değerli yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan &#8216; ın sözünü hatırlatmak istiyorum. Benim tutkuyla sevdiğim güzel ve yalnız ülkem , sen kendi içinde aklı başında adam kıtlığından yalnızsın. Zaten o adamların sayısı çok olsaydı dünyanın tutkuyla sevdiği güzel ve coşkulu ülkem olurdun !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/06/09/bu-nasil-sosyal-sorumluluk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ş&#214;LEN BİTTİ</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/06/08/slen-bitti/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/06/08/slen-bitti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2008 20:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/06/08/slen-bitti/</guid>
		<description><![CDATA[İki haftadır devam eden Fransa Açık Tenis Turnuvası ( Roland Garros ) dün ve bugün oynanan final maçları ile sona erdi. İzlenmeye doyum olmayan maçlara sahne olan turnuvanın finalinde ise favoriler rahat oyunlarla kupaya uzandı. Eurosport ekranlarından hergün sevgili Emre Yazıcıoğlu &#8216; nun eşsiz anlatımıyla ekrana gelen turnuva tam anlamıyla muhteşem geçti.
Tenis gerçekten izlemesi doyumsuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki haftadır devam eden Fransa Açık Tenis Turnuvası ( Roland Garros ) dün ve bugün oynanan final maçları ile sona erdi. İzlenmeye doyum olmayan maçlara sahne olan turnuvanın finalinde ise favoriler rahat oyunlarla kupaya uzandı. Eurosport ekranlarından hergün sevgili Emre Yazıcıoğlu &#8216; nun eşsiz anlatımıyla ekrana gelen turnuva tam anlamıyla muhteşem geçti.</p>
<p>Tenis gerçekten izlemesi doyumsuz olan bir spor. Özellikle usta oyuncular korttayken ekran başına kilitlenmemeniz elde değil. Fransız seyircisi bu işin en büyük ustası olduğu için , maçları futbol maçlarından daha keyifli hale getiriyor. P.C ve S.L kortları Türkiye &#8216; de bir futbol sahası ile eşdeğer büyüklükte ve çok kaliteli seyirci ile her maç dolu oluyor.</p>
<p>Gelelim bu sene ki isimlere. Bayanlarda kişisel olarak hayranlık duyduğum ve desteklediğim Ana Ivanovic bu senenin şampiyonu oldu. Geçen sene kortların tartışmasız bir numarası Justin Henin &#8216; e yenilen Ivanovic bu sene yine çok başarılı bir turnuva geçirdi. Yarı finalde vatandaşı Jelena Jankovic &#8216; le oynadığı maç unutulmaz maçlar tarihine adını yazdıracak cinstendi. Finaldeki rakibi Safina ise mucizevi maçlara imza attı. 4.turda Sharapova &#8216; yı , çeyrek finalde ise Dementieva &#8216; yı maç puanını çevirerek yenmeyi başardı ve finale yürüdü. Finalde ise yarı final sonrası dünya 1 numaralığını ilan eden rakibi karşısında varlık gösteremedi. Ivanovic büyüleyici güzelliğinin yanı sıra , inanılmaz forehandi ile tenis tarihine imza atacak büyük bir proje.(!) Proje diyorum çünkü Ana &#8216; nın arkasında Sırbistan var. Genç yaşta keşfedilen yetenek , ülkenin sponsorluğunda İsviçre&#8217;ye götürülüp dünyanın sayılı fitness ve tactic coachları ile çalıştırılmış. Yani onun dünyanın bir numarası olacağı hedeflendirilip ona göre tüm imkanlar seferber edilmiş. Ana ise bunları boşa çıkarmayıp 20 yaşında bu başarıya imza attı. İlk kez bir Grand Slam turnuvası kazanmasının yanı sıra , 1 numara koltuğuna oturdu. Bu sene aslında kendisini ne kadar geliştirdiğini de gösterdi. Geçen seneki finalde Henin karşısında savunmada eriyen Ivanovic , bu sene savunma yönünü ne kadar geliştirdiğini gösterdi. Baseline &#8216; ın gerisinden karşıladığı topları yalnız kortun karşısına geçirmekle kalmadı , rakibin oyununu bozacak şekilde noktalara gönderdi. Eşi olmayan öldürücü forehand &#8216; leri ise tek kelimeyle büyüleyici. Kendine özgü demir vuruşu onun bir çok winner yapmasına neden olarak , rakiplerini çaresizliğe sürükledi. Eğer eksik olan yönlerini geliştirirse kuşkusuz tarihi tenisçilerden bir tanesi olmaya aday. Benim için ise benzeri olmayan gülüş ve vuruşa sahip bir numara : )</p>
<p>Erkeklerde ise turnuvanın finali ilk günden belli idi. Konuşulan finali kimin oynayacağı değil , ekselanslarının bu sene Nadal &#8216; ı yenip yenemeyeceği idi. Nitekim finalin adı Nadal - Federer oldu. Björn Börk ve Pete Sampras &#8216; tan sonra tenisin altın tarihine adını yazdıran ekselans Roger Federer bir türlü alma başarısını gösteremediği Roland Garros &#8216; ta bu sene daha hırslıydı. İki senedir yenildiği toprak kortun kralı Nadal ile bugün bir kez daha karşılaştı. Ancak bu sefer ki sonuç diğer iki seferden daha vahim oldu. Yalnız 4 oyun alabilen Federer , Roland Garros &#8216; a hasret kalmaya devam etti. Federer - Nadal maçı izlenilmesi gereken bir şölendir her zaman. Ancak bugün Nadal öyle bir oyun oynadı ki , dünyann bir numarası zor anlar yaşadı. Çok rahat bir şekilde şampiyonluğa ulaşan İspanyol raket , toprağın kralı benim dedi. Aslında İspanyol tenisçilerin özelliği toprak kortlarda belli oluyor. Baseline gerisinden çok başarılı oynuyorlar. Vuruşları daha sert ve geriden yaptıkları için rakibe zor anlar yaşatıyorlar. Fakat güçlü rakipler oyun stillerini çeşitlendirdikleri için , her noktada aynı performansı sergileyemeyince bir noktada yeniliyorlar. Nadal ise olağanüstü bir oyuncu. Bugün izlerken kendimden geçtim desem yeridir. Büyüledi tek kelime ile. Onun neler yaptığına hayret etmemek , nasıl bir insan böyle dememek mümkün değil. Hızı , çevikliği ve gücünü akıllı vuruşlarla birleştirince yenilemez olduğunu gösterdi. Hele Federer bile 3 sette toplam 4 oyun alabildiyse , daha fazla bir şey söylememek gerek. Toprak kortun kralı yalnız toprakta iyi oyuncu olmadığını da göstermişti. Wimbledon &#8216; da bu ikili final oyunuyor yine. Nadal çim korttada finale kadar gidiyor. Orada yenilsede ne kadar büyük oyuncu olduğunu gösteriyor. Çünkü toprak kortta baseline gerisinden oyun oynamaya alışkın tenisçiler , topun sıçramasından yararlanır ve vuruşlarını koldan çıkararak daha sert paralel olarak atabilirler. Çim kortta ise geriden oynadıkları zaman top sıçramadığı için sıkıntı çeker başarılı olamazlar. Bu yüzden Wimbledon &#8216; da toprak kort ustaları başarı sağlayamazlar. Ancak Nadal öyle bir adam ki , nasıl çalışıyor nasıl beceriyor anlamak mümkün değil , çimde de o topa baselineda oynamaya alışık olsada bilekten vuruyor ve file oyununada hızı ile ayak sağlıyor. Ekselansları Federer ise vuruş ustası. Doğa üstü yeteneği ile konuşulması değil izlenmesi gereken bir isim. Netice olarak bu haftasonu iki büyük ismi izledim ve mest oldum. Kaçıranların tenisin ve bu isimlerin güzelliğinin farkında olmadıklarından eminim. Ancak bu sporun büyüklüğünü maç sonu seramonisinde ki konuşmalar perçinledi. Nadal kupasını aldıktan sonra rakibini öyle bir yüceltti ki sanırsınız üç yıldır o adamı orada yenen ve şampiyon olan o değil. Nadal ; &#8216; Roger öyle bir adam ki onunla oynamak bile büyük bir şeref. Benim rol modelim o. Hayatımda bu kadar centilmen ve saygılı bir insan tanımadım. Belki onu 3. seferde yine yendim ama burada kişiliğinden ve asaletinden hiçbir şey feda etmeden her puan ve maç sonrası aynı olgunlukta davrandı. Ben onu örnek almaya ve onu izlemeye devam edeceğim . Roger benim tek idolum ve umarım onla yine çok karşılacağız. &#8216; dedi. Bu spor da , bu sporu yapan insanlar da işte bu kadar kaliteli. Üç kere bir insanı yeniyorsunuz ve dünyanın en prestijli Grand Slam &#8216; inde şampiyon oluyorsunuz ancak böyle konuşabiliyorsunuz. Tebrikler Nadal , çok yaşa Ekselansları Federer ve teşekkürler Roland Garros&#8230;</p>
<p>Bu güzel tenis şölenini bilen azdır ancak futbol denince akan sular durur. Cumartesi gecesi Euro 2008 başladı ve Mill Takım beklenilen sonuçla sahadan ayrıldı. Benim Fatih Terim &#8216; e sempati duymadığım , Milli Takım &#8216; ın başında görmek istemediğimi bu sayfa okuyucuları bilirler. Ancak bu kişisel beğenisizlik Milli Takımı &#8216; mıza karşı duyduğum başarı isteğimi gölgeleyemez. Kendi egosunu tatmin etmek için kurduğu , sözünün geçtiği oyuncuları takıma alıp kendi çapında sorun çıkmasını önlediği bir takım turnuvada ne yapacak göreceğiz. Umarım göğsümüzü kabartır. Başarıları ile bayraklarımızı alıp sokaklara çıkarız. Çıkamazsakta , sırtına vurup &#8216; hadi aslanım Tümer kurtar şu maçı dediği &#8216; oyuncu , Fatih Terim &#8216; in sırtını sıvazlayıp üzülme hocam der. Yıldıray gibi profesyonel büyük isimler ise vatan yahut silistirenin tarih kitaplarında kaldığını bilip profesyonel yaşamlarına devam eder. İbrahim Toraman ise üzüntüsünden gençlere , Galatasaray &#8216; da oynamanın kendi çapında bir çok kapıyı açacağını anlatır. Emre Aşık , Emre Güngör ve Ayhan Akman &#8216; lı bir Milli Takım kadrosuna nasıl alınmadığını kendisine sorarak&#8230;</p>
<p>Milli Takım &#8216; a yürekten başarılar dileyerek , turnuvanın bitmediğini ve başarının gelebileceğini tekrar hatırlatarak son sözü söylüyorum. Sporun hepsi çok güzel , bir de herkes futboldan anlamasa &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/06/08/slen-bitti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>N&#220;FUS B&#220;Y&#220;K SORUN</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/04/13/nfus-byk-sorun/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/04/13/nfus-byk-sorun/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 11:17:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/04/13/nfus-byk-sorun/</guid>
		<description><![CDATA[Son haftalarda Türkiye Cumhuriyeti başbakanının ağzından eksik olmayan &#8216; 3 çocuk yapın &#8216; söyleminden sonra , nüfus ve ekonomi üzerine bir yazı yazmayı planladım. Sayın Başbakanı tarafsız bir gözle izliyorum ve yaptığı olumlu işler dışında , olumsuz işlerinide ciddi şekilde eleştirme hakkını kendime verme lüksüne sahip olduğumu kendimce sanıyorum. Bu yüzden nüfus artışını teşvik konuşmalarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son haftalarda Türkiye Cumhuriyeti başbakanının ağzından eksik olmayan &#8216; 3 çocuk yapın &#8216; söyleminden sonra , nüfus ve ekonomi üzerine bir yazı yazmayı planladım. Sayın Başbakanı tarafsız bir gözle izliyorum ve yaptığı olumlu işler dışında , olumsuz işlerinide ciddi şekilde eleştirme hakkını kendime verme lüksüne sahip olduğumu kendimce sanıyorum. Bu yüzden nüfus artışını teşvik konuşmalarını ağır şekilde eleştirmek istiyorum. Tabi ki nedenleriyle beraber &#8230;</p>
<p>Ekonomiler için nüfus önemli olduğu kadar ciddi bir sorun kaynağıdır. En önemlisi bir parametredir. Sayın Başbakan iktisat literatüründe Ceteris Paribus dediğimiz kavramın tuzağına düşüyor. Bir çok değişkenli fonksiyonda , diğer değişkenleri sabit varsayarak fonksiyonu basite indirgeyerek analiz yaparız. Ancak sabit varsaydığımız değişkenleri ihmal eder , onların önemsiz olduğunu düşünürsek büyük bir tuzağa düşeriz. İşte buna Ceteris Paribus tuzağı diyoruz. Ve başbakanda bu tuzağa düşerek yanlış yapıyor. Neden mi ?</p>
<p>Nüfus , özellikle genç nüfus artışını sadece işgücü ve üretimle bağdaştırıyor. Yani artan nüfus oranı ile emeğin yoğunluğu fazla olacak ve üretimin ucuzlaması ile beraber , yatırım artışı olacağını düşünüyor. Buraya kadar doğru düşünüyor olabilir ama ihmal ettikleri çok büyük sorun yaratacak gerçekler.</p>
<p>En önemli parametre gelir düzeyi. Ülkelerin GSMH oranı ile nüfus oranı optimum seviyede olmalı. Hele gelir dağılımı adil olmayan ülkelerde bu çok daha ciddi bir tehlike olarak göze çarpar. Ekonomik kalkınmada ana kalem &#8216; <strong>tasarruftur.</strong> &#8216; Tasarruf yapılabilmesi için yüksek gelir düzeyine sahip olmak gerekir. ( Yalniz yüksek faiz ile sürekli tasarruf sağlanamaz.) Tasarruf fazla olacak ki sermaye birikimi yeterli olsun. Bu sermaye ile verimlilik artışı sağlanabilsin. Yüksek verimin görülmesi ile yatırımların - üretimlerin artması sağlansın. Böylece gelir yükselsin. Bu basit döngünün gerçekleşmesi için tasarrufların yüksek olması şart. Şimdi siz 3 çocuk yapın derseniz , tüketimi sabit sayarsınız. Tüketimi ihmal etmek cahillikten öteye geçmez. 3 çocuk ile 1 çocuk arasında tüketim farkı çok büyüktür. Tüketim - tasarruf ilişkisinden anlaşılacağı üzere , yüksek tüketim düşük tasarrufu beraberinde getirecektir. Bu şekilde yatırımların verimliliğinden söz etmek yanlış olacaktır.</p>
<p>Başbakan bunları ihmal ediyor ve Çin gibi olmayı düşünüyorsa&#8230;Yani doğrudan yabancı sermayeyi yatırımlar bazıyla ülkeye çekmek istiyorsa&#8230;Açık dille emek bol ve ucuz diye yabancı yatırımların Türkiye &#8216; de çoğalmasını istiyorsa&#8230;Gene yanılıyor ! Ülkelerin kalkınmasını sağlayacak faktör yüksek katma değer yaratmaktır. Yüksek katma değer ise sermaye-yoğun teknoloji ile sağlanır. Sen işçi doğurun dersen ve bir parametreyi daha ihmal edersen yine yanılırsın. Teknolojiyi kullanmak için beşeri sermayeye yatırım gerekir. Beşeri sermaye doğuştan bir yeteneğin yoksa bunu eğitimle aşılamak , sağlamaktır. Sen her kişiye bu eğitimi verebileceğini ve teknolojiyi kullanabileceklerini mi sanıyorsunda bunu göz ardı ediyorsun diye sorarlar adama. Ülkeler beşeri kalkınma ile gelişmelerini gösterirler. Bu kadar nüfusun olması ise beşeri kalkınma endeksine negatif etki yapmasını sağlayacaktır. Yani Türkiye &#8216; de yatırım yapacak yabancı sermaye yatırımın verimliliğini isteyecektir. Emek bol diye buraya gelmeyecektir. Burası Çin değil çünkü. Çin &#8216; i Avrupa &#8216; ya açma aşamasının altında yatan neden sadece bol emek ucuz işgücü değil ki. Milyarlık Çinlileri tüketime alıştırmaya çalışıyorlar. Tüketim yapmayı öğrensinler diye oraya tesisler kuruyorlar. Kalitenin şimdilik düşmesine göz yumarak , oradaki mevcut maliyet avantajından yararlanarak , Çin &#8216; i pazar haline getirip tüketim avantajından yararlanmak istiyorlar. Türkiye zaten tüketim yapmayı bilen bir ülke . Hatta tüketim çılgını ! Bu ülkeye ucuz işgücü var diye gelipte , düşük verimi görünce çekip gitmeyecekler mi ?  O zaman elimizde bir sürü kalifiye olmayan nüfusla kalır iyice fakirleşiriz.</p>
<p>İhmaller bunlarla bitmiyor. Tarım alanlarının verimliliği artan nüfusa cevap vermeyen koşullar nedeniyle gittikçe düşüyor. Bu kadar adamı nasıl besleyeceğiz diye soran yok. Gıda fiyatları zaten dünya üzerinde artıp duruyor. Bizim tarım reformumuz lafta kalıp gidiyor. Şimdi biz nüfus arttırırsak sulama sorunu yaşayan , verimliliği fazla talebe cevap vermeye çalışmaktan aşınan topraklarla yıpranan tarım sektöründe ne hale geleceğiz ? Gıda fiyatları iyice şişecek ve o nüfusun aç kalacak. İnsanlarda zaten gelir düşük , nasılda harcama yapacak o fiyatlar karşısında ? Senin sanayi sektörün kalkınacak diye diğer her parametreyi yok sayacaksın. Türkiye &#8216; nin jeopolitik konumunu rezil edeceksin. Bunun anlamı budur heralde ancak.</p>
<p>Bir de bu kişilerin adaletsiz gelir dağılımdan etkilendiğini , eğitim alamadığını , cebine para koyamadığı durumları düşünürsek &#8230; Hepsinin aklının iyi şeylere çalışmayacağını &#8230; Son İtalyan şarkıcı olayında yaşadığımız sapıkların türeyeceğini &#8230; Gelirden payını alamayan , toplum içinde bir konuma gelemeyecek - söz sahibi olamayacak insanlar hangi yollara sapacak bunlar hiç düşünüldü mü ? Günlük geliri çok düşük olan kişi onlara kucak açan terör gruplarından tutunda , ülke içinde ki gerici gruplara dahil olacaklar. Bu ülkenin itibarını ve Avrupalılığını zedelemeyecek mi ?</p>
<p>Bir ülkenin başbakanı bu kadar kolay açıklama yapmamalı. Ben bana göre az sayılabilecek nedenlerle açıklamaya çalıştım nüfus sorununu. Bunlara daha bir çok örnek eklenebilir. Yani o fonksiyonda Sayın Başbakan &#8216; ın sabit sayıp ihmal ettiği parametreleri arttırabilirim. Biz ne Çin ne de Rusya &#8216; yız. Sayın Putin Rusya &#8216; da doğurganlığı arttırmak için halka teşvik sağlıyor. Rusya petrol - doğalgaz zengini. Halkta müthiş bir gelir adaletsizliği var. Adamlar razı olmuş , zengin çok zengin olacak fakir ise emeğiyle ülkeyi kalkındıracak. Ülke bölünmüş yani . Sayın Başbakan sizde mi bunu istiyorsunuz ? Ama unutmayın ki bizim petrol - altın vb yer altı kaynaklarımız hala yer altında kalmaya devam ediyor ( ! ) .</p>
<p>Ben bu konuda Maltus fikrini destekliyorum. Bir ülkede nüfus optimum düzeyde kalmalı. Nüfus gelirden fazla ise sorunlar muhakkak olacaktır. Kıtlık , sefalet , yoksulluk , terörizm mutlaka gündeme gelecektir. Nüfusun geometrik , yiyeceklerin aritmek olarak arttığı gerçekten önemlidir bu teoride. Bu açıklamalara göre Türkiye &#8216; de bu nüfusun bile çok fazla olduğunu düşünen bir insan olarak , nüfus artışının ülke kalkınmasına yarardan çok daha fazla zarar getireceğini düşünüyorum. Tepe yönetimdeki kişilerin konuşmadan önce daha fazla araştırma yapmasını temenni ediyorum. </p>
<p><strong>Not : Bu yazı </strong><strong><a href="http://www.dincerk.net/tr">www.dincerk.net</a></strong><strong> sitesi ile aynı anda yayımlanmıştır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/04/13/nfus-byk-sorun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2009 EUROVISION ŞARKIMIZI BULDUK MU ?</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/04/11/2009-eurovision-sarkimizi-bulduk-mu/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/04/11/2009-eurovision-sarkimizi-bulduk-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 19:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/04/11/2009-eurovision-sarkimizi-bulduk-mu/</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta Hatırla Sevgili dizisini izleyenler bu şarkıyı hatırlayacaklardır. Dizinin yeni dönem olaylarını anlatacağı bölümünün startı bu olağanüstü kliple verildi. Ben izledim ve hala izlemeye doyamıyorum. Sizde bu zevki tadın diye burada yayınlıyorum. Yorumsuzdur efendim&#8230;  

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta Hatırla Sevgili dizisini izleyenler bu şarkıyı hatırlayacaklardır. Dizinin yeni dönem olaylarını anlatacağı bölümünün startı bu olağanüstü kliple verildi. Ben izledim ve hala izlemeye doyamıyorum. Sizde bu zevki tadın diye burada yayınlıyorum. Yorumsuzdur efendim&#8230; <img src='http://sanalpencere.net/wordpress/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a target="_new" href="http://www.youtube.com/watch?v=vGzMHXUEjNc&amp;hl=en"></a><a target="_new" href="http://www.youtube.com/watch?v=vGzMHXUEjNc&amp;hl=en"></p>
<p style="text-align: center"><img vGzMHXUEjNc&#038;hl="en\" galleryimg="no" value="\" type="\" wmode="\" name="\" onload="var downlevelDiv = document.getElementById('5df0d916-9144-43f0-9a03-28d21b0374ff'); downlevelDiv.innerHTML = " width="1" src="http://sanalpencere.net/wordpress/wp-content/uploads/2008/04/videod2b2051c829c.jpg" height="1" style="width: 503px; height: 303px" /></p>
<p></a></p>
<p align="center"><strong>Süleyman Hep Başbakan &#8230;.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/04/11/2009-eurovision-sarkimizi-bulduk-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>M&#220;ZİK K&#214;ŞEMDEN MERHABALAR</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/04/11/mzik-ksemden-merhabalar/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/04/11/mzik-ksemden-merhabalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 12:36:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[MÜZİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/04/11/mzik-ksemden-merhabalar/</guid>
		<description><![CDATA[Bu bölüme kadar sizlerle 3 ayrı yazıyı paylaştım.Okuyucu kitlesinin ne kadar az yada çok olduğunu bilmiyorum.Eğer göz atanlarınız varsa kliplerimi izleyenler, yeni müzikleri,sanatçıları keşfedenler lütfen ses verin:) Bu sayede ben de bileyim yalnız mıyım yoksa arkamda beni destekleyenler var mı?
Bu bölümde sizlerle gene birkaç ünlünün biyografisini paylaşacağım.Kısa hayat öykülerinden sonra gene her zamanki gibi müzik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu bölüme kadar sizlerle 3 ayrı yazıyı paylaştım.Okuyucu kitlesinin ne kadar az yada çok olduğunu bilmiyorum.Eğer göz atanlarınız varsa kliplerimi izleyenler, yeni müzikleri,sanatçıları keşfedenler lütfen ses verin:) Bu sayede ben de bileyim yalnız mıyım yoksa arkamda beni destekleyenler var mı?</p>
<p>Bu bölümde sizlerle gene birkaç ünlünün biyografisini paylaşacağım.Kısa hayat öykülerinden sonra gene her zamanki gibi müzik klip ve kısa notlarımız var.Olmaz mı:)</p>
<p>Ayrıca yeni eklenenleri, değişik tarz ve kişiden olan videolarımı dinlemenizi istiyorum.JUmarım beğeneceksiniz.Dopdolu bir bölüm sizleri bekliyor…</p>
<p><strong>BİYOGRAFİDE HILARY DUFF</strong></p>
<p><a href="http://sanalpencere.net/wordpress/wp-content/uploads/2008/04/0303-hilary-duff-a.jpg"><img border="0" width="198" src="http://sanalpencere.net/wordpress/wp-content/uploads/2008/04/0303-hilary-duff-a-thumb.jpg" alt="0303_hilary_duff_a" height="244" style="border: 0px" /></a></p>
<p>1987 doğumlu Hilary Erhard Duff, sanat hayatına 6 yaşındayken kardeşi Haylie Katherine Duff ile birlikte “The Nutcracker Suite” balesinde yer alarak başladı. Aktrisliği sürdürme kararı alan Duff, ailesiyle birlikte Kalifornya’ya gelerek burada “True Women”(1997) ve “Playing By Heart”(1998) adlı televizyon projelerinde bulundu. İlk ciddi deneyimini 1998 filmi “Casper Meets Wendy”deki ‘Wendy’ rolüyle yaşayan genç sanatçı, 1999 yılında “The Soul Collector” filmindeki rolüyle Genç Artistler Ödülleri’nden “Televizyondaki En iyi Perfromans” ödülünü kazandı.</p>
<p>Hilary Duff, NBC’nin “Daddio” dizisinin pilot çekimleri sırasındaki oyunculuğuyla birçok kişinin dikkatini çekerken, “Lizzie McGuire” adlı çocuk dizisindeki performansıyla kendi yaşındaki çocukları peşinden sürüklemeyi başardı. Dizinin filmi “The Lizzie McGuire Movie”de de rol alan Duff, bu filmin başarısının ardından 2002 filmi “Human Nature” ile oyunculuğunu tazaledi. Aynı sene Disney’in “Cadet Kelly” filminde de rol alan genç oyuncu, ilk albümü “Santa Claus Lane”i de çıkartarak müzik piyasasına ilk adımını atmış oldu. Albümden çıkan single “Tell Me A Story” sanatçıya altın plak getirirken, 2003 filmi “Agent Cody Banks”de rol alan Duff, böylece en ciddi sinema projesini gerçekleştirmiş oldu.<br />
2003’deki “Cheaper By Dozen” filminin yanısıra, 2. albümü “Metamorphosis” ile sevenleriyle buluşan Hilary Duff, bu albümle Amerika listelerinde 1 numara olmayı başardı. Albümden çıkan single “So Yesterday” Amerika listelerinde 1 numara olurken, parçanın klibi MTV’de kendine sıkça yer buldu.<br />
2004 yılında romantik komedi filmi “A Cinderella Story”de rol alan Hilary Duff, aynı sene rol aldığı “Raise Your Voice” ile eleştirmenlerin negatif yorumlarıyla karşılaştı. 3. albümü “Hilary Duff” ile müzik piyasasına geri dönen sanatçı, bu albümle Amerika listelerinde 2 numara olurken, albüm sanatçıya platin plak kazandırdı.</p>
<p>2005 senesindeki devam filmi “Cheaper By Dozen II” dan sonra, “The Perfect Man” ile beyaz perdede gözüken Hilary Duff, aynı sene 4. albümü “Most Wanted” ile derleme bir albüme imza attı. Albüm, Amerika listelerinde iki hafta boyunca 1 numarada kalırken, sanatçı 2006 senesinde “Material Girls” filminde kardeşi Haylie Duff ile birlikte rol aldı.<br />
2007 senesinde animasyon filmi “Foodfight!”a sesiyle katılacak Hilary Duff, aynı zamanda “Brand Hauser: Stuff Happens” filminde John Cusack ile birlikte perdelere yanısyacak. Yeni albümünü 2007 Şubat ayında piyasaya süreceğini belirten Duff, albümden çıkan ilk single “Play With Fire”dan sonra verdiği demeçlerde, albümün sound’unda elektronik altyapılar olacağını belirtiyor.</p>
<p><strong>WHY NOT (neden olmasın)şarkısıyla sizlerle. </strong><strong><a href="http://www.youtube.com/watch?v=QX8sW8xZ0rk">Buradan</a> izleyebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Sesini duyur(Raise your voice) filmindeki şarkısı ’someone is watching over me’(ordan biri beni izliyo) en beğendiğim şarkısı sizlerle de paylaşmak istedim.<a href="http://www.youtube.com/watch?v=EyAfqxT7Ulo&amp;NR=1">Buradan</a> dinleyebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>ENRIQUE IGLESIAS</strong></p>
<p><a href="http://sanalpencere.net/wordpress/wp-content/uploads/2008/04/enrique-iglesias.jpg"><img border="0" width="168" src="http://sanalpencere.net/wordpress/wp-content/uploads/2008/04/enrique-iglesias-thumb.jpg" alt="enrique-iglesias" height="244" style="border: 0px" /></a></p>
<p><strong>Enrique Iglesias</strong> (gerçek adı <strong>Enrique Miguel Iglesias Preysler</strong>) <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/8_May%C4%B1s">8 Mayıs</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1975">1975</a>&#8216;te <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Madrid">Madrid</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya">İspanya</a>&#8216;da doğmuştur. Iglesias ilk performansını <em><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hello%2C_Dolly%21_%28play/movie%29&amp;action=edit">Hello Dolly</a></em> müzikali içinde lisede yapmıştır .<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Miami_%C3%BCniversitesi&amp;action=edit">Miami üniversitesine</a> devam ederken , gelecekte menajeri olacak kişi onu keşfetmiş ve ilk denemesinde çok etkilenmişti. Enrique Martínez takma adını kullanarak iki adet demo çıkarmıştır. Aylar sonra, Iglesias <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Fonovisa&amp;action=edit">Fonovisa</a> ile anlaşmış ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Toronto">Torontoya</a> ilk albümünü kendi ismiyle çıkarmak için gitmiştir. Iglesias&#8217;ın albüm satışları 40 milyonu geçmiştir. Bestelerini İtalyanca, Portekizce ve İspanyolca yaparak önce kendini bu ülkelerde kanıtladı. Ardından çok kısa bir sürede ünü tüm dünyaya yayıldı Iglesias şarkı yazarı <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Guy_Chambers&amp;action=edit">Guy Chambers</a>&#8216;a &#8220;Un Nuovo Giorno&#8221; isimli şarkıyı yazdırmış ve ilk single&#8217;ını <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Andrea_Bocelli">Andrea Bocelli</a> ile ilk albümünü çıkarmıştır. Iglesias ayrıca etkileyici aktörlük sergilemektedir. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Antonio_Banderas">Antonio Banderas</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Salma_Hayek">Salma Hayek</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Johnny_Depp">Johnny Depp</a>&#8216; ile başrollerini paylaştığı (Bir Zamanlar Meksika&#8217;da) <em><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Once_Upon_a_Time_in_Mexico&amp;action=edit">Once Upon a Time in Mexico</a></em> filminde bozuk ağızlı silah piskopatı Lorenzo&#8217;yu canlandırmıştır. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2001">2001</a>&#8216;de <em>Escape</em> albümünü piyasaya sürdü. Birçok latin şarkıcı ingilizce albüm çıkardıktan sonra satış grafikleri düşmesine rağmen Iglesias daha fazla satmaya devam etti. albümün ilk single&#8217;ı olan &#8220;Hero&#8221; (kahraman) , <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiltere">ingiltere</a>&#8216;de ve diğer ülkelerde birinci sıraya yerleşti . Bütün albümdeki parçaların yazılmasında Enrique yardım etmiştir.</p>
<p>Enrique Iglesias, toplam ödüllerine bakıldığında gerçekten inanılmaz başarılar kazanan önemli bir sanatçı. Ödülleri, 116 Platin Plak ve 227 altın plak ile muhteşem bir sayıya ulaştı. Bu ödüllerin yanında çok önemli ve büyük uluslararası başarılar da yer alıyor. &#8216;1996 Grammy En İyi Latin Uyruklu Şarkıcı&#8217;, &#8216;1997 Billboard Dergisi Yılın Albümü&#8217;, WMA&#8217;nın &#8216;En çok albümü satılan Latin sanatçı&#8217;, 7 &#8216;Premio Lo Nuestro&#8217; ödülü, 2 &#8216;ACE Yılın Sanatçısı&#8217; ödülü ve 2 &#8216;ASCAP En İyi Sanatçı ödülü&#8217; bunlardan yalnızca bazıları. Toplam 26 uluslararası ödül ile Enrique Iglesias,sadece latin ülkelerinde değil tüm dünyada olay yarattı.</p>
<p>İşte bu muhteşem romantik adamın en favori şarkılarından biri.İzlemek ve dinlemekten bence asla sıkılmaz insan..<a href="http://www.youtube.com/watch?v=klWluYoa0_8">izleyin</a></p>
<p>Radyolarda en çok duyduğumuz şarkısı Tired of being sorry(üzgün olmaktan yoruldum)klibini <a href="http://www.youtube.com/watch?v=X86S5oZzzh4">buradan</a> izleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Top 10+1</strong></p>
<p>1)-Demet Akalın- Mucize</p>
<p>2)Hakan Altun-Arızalı</p>
<p>3)Özgün-Yalnızlık</p>
<p>4)Bushonter-Now you’re gone</p>
<p>5)Gloria Estefan-Salsa Caliente</p>
<p>6)Khaled-Aicha</p>
<p>7)Kanye West ft Daft Punk-Stronger</p>
<p>8)Maria Isabel - Antes Muerta Que Sencilla</p>
<p>9)The Way I Are Part 2(House Mix)Sean Paul-Timbaland</p>
<p>10)Celine Dion-Surrender</p>
<p>11)Car Stevens-My Lady D’arbanville</p>
<p><strong>Favori Müziklerimin Videoları</strong></p>
<p>1) Gülşen -Adı Aşk Sebebimin <a href="http://www.youtube.com/watch?v=zu6dbYDC1J0">http://www.youtube.com/watch?v=zu6dbYDC1J0</a></p>
<p>2) Özgün-Yalnızlık <a href="http://www.youtube.com/watch?v=D-dG6z65hkk">http://www.youtube.com/watch?v=D-dG6z65hkk</a></p>
<p>3) Celine Dion-I am alive <a href="http://www.youtube.com/watch?v=CCOSWkrmb1E">http://www.youtube.com/watch?v=CCOSWkrmb1E</a></p>
<p>4) Kanye West ft Daft Punk-Stronger <a href="http://www.youtube.com/watch?v=3jzSh_MLNcY">http://www.youtube.com/watch?v=3jzSh_MLNcY</a></p>
<p>5) Gloria Estefan-Salsa Caliente <a href="http://www.youtube.com/watch?v=OD4iFPbrkgg">http://www.youtube.com/watch?v=OD4iFPbrkgg</a></p>
<p>6)Cheb Khaled-Aicha <a href="http://www.youtube.com/watch?v=3LFJY3tX9TE">http://www.youtube.com/watch?v=3LFJY3tX9TE</a></p>
<p>7)Ferhat Göçer-Takvim <a href="http://www.youtube.com/watch?v=IkD8XlWc4Og">http://www.youtube.com/watch?v=IkD8XlWc4Og</a></p>
<p>8)Mc Fly-I’ve got you</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=hKXlCd8zL4A&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=hKXlCd8zL4A&amp;feature=related</a></p>
<p>9)Atomic Kitten-Cradle <a href="http://www.youtube.com/watch?v=sH_ZxzvKboA">http://www.youtube.com/watch?v=sH_ZxzvKboA</a></p>
<p>10)Demet Akalın-Mucize <a href="http://www.youtube.com/watch?v=hc2Idro6sZc">http://www.youtube.com/watch?v=hc2Idro6sZc</a></p>
<p>11)Avril Lavigne –Complicated <a href="http://www.youtube.com/watch?v=NGXYAJoDWCk">http://www.youtube.com/watch?v=NGXYAJoDWCk</a></p>
<p>12)Hakan Altun-Arızalı <a href="http://www.youtube.com/watch?v=RC2nMS6jCa4">http://www.youtube.com/watch?v=RC2nMS6jCa4</a></p>
<p>13)Evanescence-Even In Death <a href="http://www.youtube.com/watch?v=ylGrty1z4pw&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=ylGrty1z4pw&amp;feature=related</a></p>
<p>14)Sandra&amp;Dj Bobo-Secrets of love <a href="http://www.youtube.com/watch?v=l-8NJdL1ttk">http://www.youtube.com/watch?v=l-8NJdL1ttk</a></p>
<p>15)Rihanna Ft Neyo Hate That I love You <a href="http://www.youtube.com/watch?v=Vm_PT7wBiJU">http://www.youtube.com/watch?v=Vm_PT7wBiJU</a></p>
<p>16) Maria Isabel-Antes Muerta Que Sencilla</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=-CeSZNs9JxY&amp;NR=1">http://www.youtube.com/watch?v=-CeSZNs9JxY&amp;NR=1</a></p>
<p>17)Maria Isabel-De Que Vas</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Q8TE2UlaIwI&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=Q8TE2UlaIwI&amp;feature=related</a></p>
<p>18)Morandi-Save Me</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=fR54-ZxyMQY">http://www.youtube.com/watch?v=fR54-ZxyMQY</a></p>
<p>19)Aşkın Nur Yengi-Susma</p>
<p>(klip değil ama güzel şarkı)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=cjjzqNteT3g">http://www.youtube.com/watch?v=cjjzqNteT3g</a></p>
<p>20)Colbie Caillat-Bubbly</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=2PWfB4lurT4">http://www.youtube.com/watch?v=2PWfB4lurT4</a></p>
<p><strong>En İyi Film Müzikleri ve Soundtrack Seçtiklerim</strong></p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=eyA7WXhMcwE">http://www.youtube.com/watch?v=eyA7WXhMcwE</a> İtalya’da Aşk(Lizzie Mc Guire)-Hey now</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Fq47lVKliU4&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=Fq47lVKliU4&amp;feature=related</a> Aşkın Peşinde-Find Your Way Back</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=aB9MeEQoJsc&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=aB9MeEQoJsc&amp;feature=related</a></p>
<p>Haryy Potter -The reason is you</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Xj7GhZjUzvA">http://www.youtube.com/watch?v=Xj7GhZjUzvA</a> Mean Girls(kötü kızlar)Samantha Ronson</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=668eZQ65t6A&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=668eZQ65t6A&amp;feature=related</a> Mean Girls</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=yWgRXhpBB9U&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=yWgRXhpBB9U&amp;feature=related</a> Aşkın Peşinde-Another day(Lene Martin)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=odSh5H8nMis">http://www.youtube.com/watch?v=odSh5H8nMis</a> Music and Lyrics - Pop Goes my heart</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Ce_DxJFdgM4&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=Ce_DxJFdgM4&amp;feature=related</a> Music And Lyrics-Way back into love</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=WBHV65Y_bJ8&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=WBHV65Y_bJ8&amp;feature=related</a> Just my luck-Mc Fly</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=XTiH-anPN6E&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=XTiH-anPN6E&amp;feature=related</a> Just my luck (all about a kiss)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=EjJJCPaQry8&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=EjJJCPaQry8&amp;feature=related</a> Chasing Liberty(Aşkın Peşinde)-At the beginning</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=hYWy_ShNn60&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=hYWy_ShNn60&amp;feature=related</a> Maid in Manhattan</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=tG9RsWSR1w0&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=tG9RsWSR1w0&amp;feature=related</a> Bridget Jones Diary(I think I am in love with you)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=tMxn7RrcS3Y&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=tMxn7RrcS3Y&amp;feature=related</a> Aquamarine</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=0D0zfB1l1x0&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=0D0zfB1l1&#215;0&amp;feature=related</a> Bridget Jones -All by myself</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=oXAxVE_aJD0&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=oXAxVE_aJD0&amp;feature=related</a> Aquamarine -Do you believe in magic</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=54-c_5hpKBI">http://www.youtube.com/watch?v=54-c_5hpKBI</a> Raise your voice(Someone is watching over me)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=NW2fxdbokrE">http://www.youtube.com/watch?v=NW2fxdbokrE</a> Because I said so</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=44PIR8s-8Gk">http://www.youtube.com/watch?v=44PIR8s-8Gk</a> Sweeney Todd</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=LRTZhPrWfrI">http://www.youtube.com/watch?v=LRTZhPrWfrI</a> Herbie -Lindsay Lohan(First)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=es472AhYQ5I">http://www.youtube.com/watch?v=es472AhYQ5I</a> Titanic</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Fq47lVKliU4&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=Fq47lVKliU4&amp;feature=related</a> Aşkın Peşinde(Chasing liberty)</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Y9CSUnXBUHc&amp;feature=related">http://www.youtube.com/watch?v=Y9CSUnXBUHc&amp;feature=related</a> Karayip Korsanları</p>
<p><strong>FAVORİ ŞARKI SÖZLERİM</strong></p>
<pre><strong>DEMET AKALIN-MUCİZE</strong></pre>
<pre>Ne oldu da biz bu duruma geldik</pre>
<pre>Az mı sevdik,çok mu sevdik</pre>
<pre>Biz nerde hata yaptık?</pre>
<pre> </pre>
<pre>Düşünüyorum,bulamıyorum</pre>
<pre>İşin içinden çıkamıyorum...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Şimdi gördüm,çok şaşırdım</pre>
<pre>Yeni mi geldin?Burda mıydın?</pre>
<pre>Oysa bir ara hep aklımdaydın..</pre>
<pre> </pre>
<pre>İsim neydi?,çıkaramadım</pre>
<pre>Adın neydi?,hatırlamadım...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Herşey çok güzel gidiyordu</pre>
<pre>Konuşuyorduk,anlaşıyorduk</pre>
<pre>Günler çok çabuk geçiyordu</pre>
<pre>Deniyorduk,başarıyorduk inan...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Hatırlatayım müsadenle,</pre>
<pre>Fazla değil,geçen sene</pre>
<pre>Biz ayrıldık,seve seve</pre>
<pre>Barışmamız bir mucize...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Hatırlatayım müsadenle,</pre>
<pre>Fazla değil,geçen sene</pre>
<pre>Biz ayrıldık,seve seve</pre>
<pre>Barışmamız bir mucize...</pre>
<pre> </pre>
<pre> </pre>
<pre> </pre>
<pre> </pre>
<pre>(barışmamız bir mucize)</pre>
<pre>(bir mucize)</pre>
<pre>(barışmamız bir mucize)</pre>
<pre> </pre>
<pre>Şimdi gördüm,çok şaşırdım</pre>
<pre>Yeni mi geldin?Burda mıydın?</pre>
<pre>Oysa bir ara hep aklımdaydın..</pre>
<pre> </pre>
<pre>İsim neydi?,çıkaramadım</pre>
<pre>Adın neydi?,hatırlamadım...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Herşey çok güzel gidiyordu</pre>
<pre>Konuşuyorduk,anlaşıyorduk</pre>
<pre>Günler çok çabuk geçiyordu</pre>
<pre>Deniyorduk,başarıyorduk inan...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Hatırlatayım müsadenle,</pre>
<pre>Fazla değil,geçen sene</pre>
<pre>Biz ayrıldık,seve seve</pre>
<pre>Barışmamız bir mucize...</pre>
<pre> </pre>
<pre>Hatırlatayım müsadenle,</pre>
<pre>Fazla değil,geçen sene</pre>
<pre>Biz ayrıldık,seve seve</pre>
<pre>Barışmamız bir mucize...</pre>
<pre> </pre>
<pre> </pre>
<h3><a href="http://www.versuri.ro/artists/kmi_morandi+lyrics.html">Morandi</a> / Save me</h3>
<p>When I’m with you<br />
Everything seems better<br />
Now I know<br />
I see it all today<br />
We were ment to be together<br />
I’m in pain when you’re away<br />
Refren:<br />
Come on and save me<br />
I’m loosing my touch<br />
Day after day<br />
Cause I miss you so much<br />
Come on and save me<br />
I’m loosing my mind<br />
Waiting and waiting<br />
For you to be mine</p>
<p>Come and save me<br />
From me… me…<br />
Come and save me<br />
From me… me…<br />
When I’m with you<br />
Everything seems better<br />
Now I know<br />
I see it all today<br />
We were ment to be together<br />
I’m in pain when you’re away<br />
Refren:<br />
Come on and save me<br />
I’m loosing my touch<br />
Day after day<br />
Cause I miss you so much<br />
Come on and save me<br />
I’m loosing my mind<br />
Waiting and waiting<br />
For you to be mïne<br />
2x<br />
Come and save me<br />
From me… me…<br />
Come and save me<br />
From me… me…</p>
<p><strong>MÜZİKLE İLGİLİ DİP NOTLAR</strong></p>
<p>· <strong>Janet Jackson</strong> yeni albümünü 26 Şubat’ta çıkardı.</p>
<p>Müzik tarihinin en çok satan,en çok hit şarkı çıkaran albümü ‘Thriller’ Şubat ayında 25.yaş gününü kutladı.’Thriller 25’ adıyla ve yedi bonus şarkıyla yeniden yayınlandı.</p>
<ul>
<li>‘Yardımcı olmuyor’ <strong>Aslı’</strong>nın dört yıl önce biten bir ilişkisinin ardından yazılan ve tamamen gerçeklere dayanan bir şarkı.Yani bu şarkıda Aslı yaşadığı bir ayrılığı anlatmış.</li>
<li><strong>Tokio Hotel’in</strong> ‘Totgeliebt’(Loved to death)şarkısının hikayesini grup üyesi Bill şöyle anlatıyor:’Bu şarkı,bir zamanlar çok sevdiğiniz birinden uzaklaştığınızda neler hisettiğinizle ilgili.Ve hiçbir şey yapamamanın verdiği acıyla.Bir kez başıma geldi.Bir kızla birlikteydim ve farkına varmadan ilişkimiz uçup gitti.Sadece durup seyrettim.Hiçbir şey yapamadım’.</li>
<li>İlk <strong>Mika </strong>albümünden çıkan beşinci single ‘Happy Ending’.Buz gibi bir gecede ne kadar yalnız olduğunu hisseden Mika bütün gece içip bu şarkıyı yazmış.</li>
<li><strong>Mika</strong> Madonna’nın yeni albümünde de var.</li>
<li><strong>Mika </strong>eskiden bir operacıydı.Yanlış duymadınız.Ve ilk şovlarına da Londra’daki Royal Opera House’da çıktı.Bugün youtube’da videolarını bulabilirsiniz.</li>
<li>Müzik dünyadaki tek ortak dil diyen <strong>SHANTEL</strong> İstanbul’u çok seviyor.Disco Partizani’nin klibini New York ya da Berlin’de çekseydim bu kadar ilgi görmezdi diyor.</li>
<li>Parti yapmayı,hareketli müzikler çalıp insanlarla dans etmeyi seven biri olarak kendini tanımlıyor <strong>SHANTEL.</strong></li>
<li><strong>Colbie Caillat’a</strong> göre iyi bir şarkı insanın iliklerine kadar işlemeli,onu kalbinden vurmalı ve ruhunu ısıtıp iyi hissettirmeli.Colbie ilk albümü ‘Coco’yu işte bu öneri etrafında yaptı diyebiliriz.22yaşındaki bu Californialı kızın albümü gerçekten de insanı bambaşka diyarlara götüren şarkılarla dolu.Onun harika şarkıları ’Bubbly’ ve ‘Realize’ eşliğinde aşkı en gerçek haliyle yaşamaya bakalım.Dinlemeye değer.</li>
<li>Özlem Tekin düeti ‘KALPSİZ’LE iyi bir çıkış yapan Badem’e vokal,gitar ve perküsyon desteği veren <strong>Barış Bahçeci</strong> müzisyen olmasaydı filozof olmak istediğini dile getirmiş.</li>
<li>Genç müzisyen <strong>Sinem Saniye</strong> geçen sene kazandığı John Lennon beste yarışmasından sonra bu yıl da ‘Boom Sheke Nana’ isimli şarkısı ile Billboard Dünya Beste yarışmasında ikinci oldu.</li>
<li><strong>Aslı’nın </strong>‘Gitmiş Gibisin’ klibinde belli bir hikayeden ziyade performans sahneleri öne çıkıyor.Bunu tercih etmelerinin nedeni Aslı’yı daha çekici göstermekmiş.Zaten klipte Aslı’nın deri sahne kostümü epey dikkat çekiyor.</li>
<li><strong>Amy Winehouse ‘</strong>İçimdeki çocuk haricinde kimseyi dinlemem.Eğer biri bana ’Amy,biraz kilo ver’ dese-ki dememeli-dinleyeceğimi hiç sanmam.Çamaşırlarımı kendim yıkarım.Televizyon seyretmem.Evi temizlerim.Ben bir ev kadınıyım’ sözleriyle kendini anlatıyor.</li>
</ul>
<p><strong>ROXY MÜZİK</strong></p>
<p>13 yıldır Teoman,Nekropsi,Hayko Cepkin,Replikas,Dorian, Direc-t,Kurban,Gevende gibi birçok ismi müzik dünyasına kazandıran Tuborg Roxy Müzik Günleri’ne bu yılki başvurular başladı.</p>
<p>Billboard Türkiye ve Radyo Eksenin de destek verdiği ve geçtiğimiz yıl toplam 305 grubun katılımıyla rekor kıran Tuborg Roxy Müzik Günleri bu sene de hayli iddialı geliyor.Türkiye’nin önde gelen müzik adamları önünde çalmak için 14 Nisan Pazartesi gününe kadar vaktiniz var.Jüride:Taner Öngür(Moğollar),Hakan Tamar(Program yapımcısı),Ece Duyar (Tuborg),Murat Hasarı(Müzisyen),Ömer Ahunbay ve Hakan Özer(Jinglehouse),Kaan Yüceil(Roxy) var.</p>
<p>23 Nisan 2008 Çarşamba günü gerçekleşecek ilk elemenin ardından finale kalanların isimleri ertesi gün <a href="http://www.roxy.com.tr/">www.roxy.com.tr</a> internet sitesinde açıklanacak.Finalistler 5-8Mayıs günleri arasında Roxy’de jüri önünde canlı performans sergileyecekler.15 Mayıs gecesi kazananlar açıklanacak.Tuborg 13.Roxy Müzik Günleri kendine güvenen,müzik üretmek isteyen tüm gençlerin çalışmalarını bekliyor.</p>
<p>5MART-14NİSAN Başvuruların alınması</p>
<p>23NİSAN Finalistlerin belirlenmesi</p>
<p>24NİSAN Finalistlerin açıklanması</p>
<p>3MAYIS Roxy Müzik Günleri Müzik Atölyeleri</p>
<p>5MAYIS I.Performans gecesi</p>
<p>6MAYIS II.Performans gecesi</p>
<p>7MAYIS III.Performans gecesi</p>
<p>8MAYIS IV.Performans gecesi</p>
<p>15MAYIS 13.Tuborg Roxy Müzik Günleri Ödül Gecesi</p>
<p><strong>Bu yazımın da sonuna geldik.Bana zaman ayırıp okuduğunuz için ve yorumlarını eksik etmeyen tüm okuyucularıma ,arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler.Umarım keyifli bol içerikli olmuştur.Elimden geldiğince değişik ilgi alanlarına hitap etmeye çalıştım.Videolarımı,müziklerimi,yazılarımı beğenmeniz en büyük temennim.Sonraki müzik köşemde görüşmek üzre sevgiyle kalın…..</strong></p>
<p><strong>Müzik müzik müzik Dans dans dans:) </strong><strong>Müzik benim hayatım.O olduğu sürece yaşarım, ben yaşadığım sürece müzikle varım! <img src='http://sanalpencere.net/wordpress/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/04/11/mzik-ksemden-merhabalar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Y&#220;ZYILIN BAŞKANI VE FB BAŞARISI</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/04/03/yzyilin-baskani-ve-fb-basarisi/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/04/03/yzyilin-baskani-ve-fb-basarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 10:36:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/04/03/yzyilin-baskani-ve-fb-basarisi/</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe Futbol Takımı dün gece Avrupa &#8216; da yeni bir tarih yazdı. Dünyanın en pahalı klüplerinden biri olan , güçlü bir marka olan ve İngiltere &#8216; nin devlerinden kabul edilen Chelsea takımını , Kadıköy &#8216; ün eşsiz güzelliğinde yok etti.(!)
Avrupa Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ilk karşılaşmasında rakibini , hem de geriden gelerek mağlup etmeyi başaran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Futbol Takımı dün gece Avrupa &#8216; da yeni bir tarih yazdı. Dünyanın en pahalı klüplerinden biri olan , güçlü bir marka olan ve İngiltere &#8216; nin devlerinden kabul edilen Chelsea takımını , Kadıköy &#8216; ün eşsiz güzelliğinde yok etti.(!)</p>
<p>Avrupa Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ilk karşılaşmasında rakibini , hem de geriden gelerek mağlup etmeyi başaran Sarı Kanaryalar , rövanş maçı için büyük avantaj elde etti. Muhteşem bir atmosfere sahne olan maçta , mükemmel taraftarıyla Chelsea takımını bozguna uğrattı.</p>
<p>Bu büyük başarının altında tesadüf değil , sabırlı çalışma ve istikrarlı adımlar yatıyor. Göreve geldiğinde yaptığı yanlışlar olmasına rağmen , kazandığı tecrübe ile büyük yöneticiliğini bağdaştıran , güçlü maddi altyapı ile marka değeri oluşturmaya çalışan değerli başkan Aziz Yıldırım bugünkü başarıların en önemli mimarıdır. Türk futboluna önemli katkılar sağlayan , Avrupa &#8216; da başarı sağlanması için gereken noktayı başarı ile gören ( yabancı sınırlamasının kalkması ) , buna izin vermeyen federasyona kendi yöntemleriyle çözüm bulan ( yabancı oyuncuları Türk statüsünde oynatması ) ve gücünü her alanda gösteren bir başkan Sayın Yıldırım.</p>
<p>Büyük futbol klüplerinin maddi durumlarının çok temiz olarak güçlenmediği her yerde aşikardır. Daha doğrusu çok temiz paralarla bu klüplerin büyüdüğü söylenemez ancak önemli olan liderlik edebilmek ve ağırlığını koyarak marka yaratabilmektir. Geniş vizyona sahip olabilmek ve büyük markaların büyük isimlerle oluşacağını kavrayabilmektir. Türkiye &#8216; de bunu yapan tek patron var , o kişide Fenerbahçe &#8216; nin patronu Aziz Yıldırım. Kıskanılacak ve gıpta ile izlenecek bir lider. Ve artık onun Fenerbahçe &#8216; si Avrupa &#8216; nın önemli bir markası haline geliyor. Muhteşem stadı , kadrosundaki gerçek dünya yıldızları , vizyonu ve hedefleri ile Avrupa &#8216; nın en hızlı büyüyen şirketi. Evet bir futbol takımına şirket diyorum çünkü Aziz Bey , kurumsallaşmanın ne demek olduğunu ve sizi nerelere taşıyacağını çok iyi biliyor.</p>
<p>Galatasaray &#8216; ın UEFA kupası şampiyonluğuna &#8216; tesadüf &#8216; diyen ( buna sonuna kadar yürekten katılıyorum ) başkan , çok önemli birşeyinde farkında. &#8216; İstikrar ve sürdürülebilirlik. &#8216; &#8230;</p>
<p>Galatasaray ile Fenerbahçe &#8216; nin farkı ne olur diye sorarsanız &#8230; Galatasaray antrenörünü ve yıldız futbolcuların çoğunu satamamaştı bile. ( Hepsi bedavaya kaçtı. ) Fenerbahçe ise bu yıldızlardan büyük paralar kazanacağı gibi , yerlerine onlardan daha büyük yıldızları alacaktır. Eminim ki transfer listesi çok kalabalıktır ve eskiden hayal edemeyeceğimiz bir isim Fenerbahçe forması giyecektir yeni sezonda. İşte fark burada yatıyor.</p>
<p>Geçen gün Marca Gazetesi &#8216; nde bulunan bir haberi okuyunca ( İngilizce versiyonundan tabi <img src='http://sanalpencere.net/wordpress/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> yok artık dedim. Gerçek olmayacak bile olsa , yazılan haber Fenerbahçe &#8216; nin marka olduğunu gösteriyordu. Barcelona takımında kadro dışı kalan Ronaldinho , sezon sonu kesin olarak ayrılacak diye haber yapmışlar. Altında ise isteyenler listesi ; Chelsea , AC Milan ve Fenerbahçe&#8230;</p>
<p>Son nokta budur. Tebrikler Aziz Yıldırım ve ekibi &#8230; Tebrikler Türkiye &#8216; nin en büyük hocası Zico ve öğrencileri &#8230; Türkiye &#8216; ye bu onuru yaşattığınız ve Türkiye &#8216; nin adını güzelliklerle duyurduğunuz için . Teşekkürler Fenerbahçe !</p>
<p><strong>NOT :</strong> <strong>Yazının sonunda ısrarla belirtmek isterim ki , ben bir BeşiktAŞK fanatiğiyim. Yürekten ve olumlu fanatik bir taraftarım. Ancak Aziz Yıldırım &#8216; ın yanında adını bile söylemeye utandığım bir başkana sahip olduğumuz için , şuan sadece yapılan güzellikleri seyreden ve alkışlayan pozitif bir insanım.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/04/03/yzyilin-baskani-ve-fb-basarisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ALTINDAKİ B&#220;Y&#220;K OYUNLAR VE GOLDAŞ</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/03/21/altindaki-byk-oyunlar-ve-goldas/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/03/21/altindaki-byk-oyunlar-ve-goldas/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2008 12:46:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/03/21/altindaki-byk-oyunlar-ve-goldas/</guid>
		<description><![CDATA[Dün öğrendiğim ve gerçekten içimde kuşku uyanmasına yol açan ciddi bir iddia sonucu bu yazıyı yazmak zorunda olduğumu hissettim. Bu sayfada analizi yaptığım ve gelişimini hep yakından takip ettiğim Goldaş Şirketi ile Societe General arasında yaşananların basına yansımasını kaygıyla takip ediyorum.
Goldaş Kuyumculuk 1993 yılından bu yana Türkiye dışında ABD ve Rusya&#8217;nın da içinde bulunduğu birçok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün öğrendiğim ve gerçekten içimde kuşku uyanmasına yol açan ciddi bir iddia sonucu bu yazıyı yazmak zorunda olduğumu hissettim. Bu sayfada analizi yaptığım ve gelişimini hep yakından takip ettiğim Goldaş Şirketi ile Societe General arasında yaşananların basına yansımasını kaygıyla takip ediyorum.</p>
<p>Goldaş Kuyumculuk 1993 yılından bu yana Türkiye dışında ABD ve Rusya&#8217;nın da içinde bulunduğu birçok ülkede faaliyet gösteren , 2000 yılından itibaren ise faaliyet alanı ve yatırımlarını güçlendirip , altın alanında dev olmayı hedef seçen güçlü bir firma. Bu günlerde ise adını dünyaya duyuran güçlü bir Türk Markası. Hatta öyle ki Dünya Ekonomik Forumu bünyesinde oluşturulan Küresel Gelişim Şirketleri Komitesi&#8217;ne üye olan 142 şirket arasındaki ilk Türk şirketi. Bu topluluğa üye olmak için ; son iki yılda en az yüzde 15 büyümek, küresel pazarda yer alma potansiyeli, yılık 100 milyon dolar ile 5 milyar dolar arasında ciro yapmak ve faaliyet gösterdiği sektöre yön veren lider firma konumunda bulunmak gibi kriterleri yerine getirmek gerekiyor. Goldaş &#8216; ın 2007 cirosu ise 3.2 milyar YTL. Yılda 13 milyon adet üretim tesisine sahip şirket , 60 binden fazla modeliyle dünya piyasasına hizmet veriyor. Öyle ki alt markaları ile Chelsea , Milan başta olmak üzere futbol takımlarının ve NBA takımlarından bazılarının amblem , logo , renk ve markalarının altından mücevherat üretimini yapıyor. </p>
<p>Altının her alanında ihtisaslaşan Goldaş Kuyumculuk Londra Kıymetler Birliği , Tokyo Altın Borsası , Uluslararası Kıymetli Madenler Enstitüsü , Dubai Altın Borsası ve The Silver Institute üyesi.</p>
<p>Altın madenciliğinde söz sahibi olmayı hedefleyen Goldaş Mali&#8217;de altın madeni yataklarına sahip B.T.C.Sarl şirketine iştirak edildi.</p>
<p>Goldaş, yurtdışındaki banka/finans kuruluşlarından doğrudan (firma riski altında) konsinye altın ithalatını yapan ilk ve tek sektörel firma. Aynı zamanda Goldaş, sektöründe, firma riski altında, yatırım mallarına ilişkin Uluslararası Eximbank&#8217;lardan kredi limitleri temin eden ilk şirket.</p>
<p>Yurtdışındaki itibarı ile kredibilitesini sürekli artıran şirket altınları Güney Afrika, Avustralya, Avrupa ve çeşitli bankalardan alıyor. Bunları alabilmek için gerekli olan kredibiliteyi sağlamayı başaran şirket , bu alanda ucuza altın satabilen tek şirket. Rekabette banka ve diğer şirketleri oldukça zorlayan Goldaş , yatırımlarının meyvesini bu şekilde görüyor.</p>
<p>Şimdi gelelim düne ve iddiaya. Böylesine güçlü ve ekonominin kötüye gittiği dönemde , en değerli varlık olan altının güçlü şirketi Goldaş &#8216; ın kuyusunun kazılmaya çalışılması doğal mı ? Yoksa işin içinde bilmediğimiz işler var mı ?</p>
<p>Aslına bakarsak , olay yargıda sonuçlanmadan komplo teorileri ile yazı yazmam. Ancak bu kadar takip ettiğim , attığı adımlara ve sabırlarına dayanarak gerçekleştirdikleri istikrarlı büyüme ile çok daha büyüyeceğine inandığım bir şirketin , bu denli bir iddia ile lekelenmesinin ardından soru işaretlerini satırlarda canlandırmak istedim.</p>
<p>Son dönemde ekonomide yaşanan sorunların , dünyanın önde gelen yatırım bankalarının risk yönetimi becereriksizliği ve denetim eksikliği yüzünden kredi krizini yarattıkları bir ortamda , hızla ve speküle olarak yükselen emtia fiyatlarının sorunlar yaratacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yoktu. Societe General Bankası ise adını 7.2 mLr $ lık işlemci skandalıyla duyuran ve ciddi zarar rakamları ile zor durumda kalan ve Fransa Cumhurbaşkanı tarafından istifa çağrısı yapılan bir banka.</p>
<p>Şimdi bu banka Goldaş &#8216; ı çok ciddi bir iddia ile gündeme getiriyor. Ve işin ilginç yanı bu olayın basına yansıdığı gün altın fiyatlarında yaşanan dalgalanma hayli dikkat çekici. Bankanın konsinye satıştan uğradığı zarar çok fazla olabileceği için , bu haberde dikkatle takip edilmesi gereken noktalar olduğunu düşünüyorum. Goldaş karşı atakla mahkemeye başvuracağını açıkladı. Bunun sonucunu dikkatle izleyeceğim.</p>
<p>Ancak son olarak , ekonominin şiddetle bozulduğu ve değerli maden olan altının çok önemli hale gelip , spekülasyonun hız kazanması ile güçlü altın şirketi olan Goldaş &#8216; ın üstüne gelmek isteyecek birçok kurumun olabileceği dikkatlerden kaçmamalı. Bununla beraber Goldaş &#8216; ın bilmediğimiz ve nasıl bir yol izlediğini burada takip edemeyeceğimiz , konsinye satışlardaki işlemlerinde bu altın fiyatlarında nasıl bir tutum izlediği sonucunun , mahkemede şekilleneceğide unutulmamalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/03/21/altindaki-byk-oyunlar-ve-goldas/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DEMOKRASİ REZALETİ</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/03/15/demokrasi-rezaleti/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/03/15/demokrasi-rezaleti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 23:01:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/03/15/demokrasi-rezaleti/</guid>
		<description><![CDATA[Fazla uzun yazılacak birşey olmadığını düşünerek kısa bir yorum yapacağım. Türkiye &#8216; de iktidarda olan bir partinin , ülkede daha önce yapılmayan reformları yapma cesareti gösteren bir partinin kapatılma davası üzerine söylenebilecek birşey bulamıyorum.
İdeolojisi veya inancı ne olursa olsun , destekleyelim yada desteklemeyelim , siyasi bir partiye açılan kapatılma davası gelişmekte zorlanan bir ülkenin gelişememesi için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fazla uzun yazılacak birşey olmadığını düşünerek kısa bir yorum yapacağım. Türkiye &#8216; de iktidarda olan bir partinin , ülkede daha önce yapılmayan reformları yapma cesareti gösteren bir partinin kapatılma davası üzerine söylenebilecek birşey bulamıyorum.</p>
<p>İdeolojisi veya inancı ne olursa olsun , destekleyelim yada desteklemeyelim , siyasi bir partiye açılan kapatılma davası gelişmekte zorlanan bir ülkenin gelişememesi için atılan çok önemli bir adımdır.</p>
<p>Laikliği dillerine dolayan , rejimin sadece laiklik üzerine kurulduğunu düşünüp demokrasiyi unutan insanların tekdüze düşünmeleri sonucu , geleceğimizin tehlikeye girmesine sessiz kalmamız ne kadar doğru ? İktidar partisi sempatizanı olmamama rağmen , ülke için birşeyler yapmaya çalışan ve şimdiye kadar atılmayan adımları atan bir partinin , attığı yanlış adımlar üzerine yok edilmeye çalışılması demokrasi üzerine yapılmış kara bir lekedir.</p>
<p>Avrupa Birliği ile olan müzakerelerimizi etkileyecek , ekonomiyi derinden yaralayacak , itibarımızı yok edecek bu dava istemini şiddetle kınıyorum. Buna bir ad dahi koymak mümkün değil.</p>
<p>Türban , dincilik yada başka bir siyasi olay hiçbir şekilde iktidardaki bir parti için kapatma gerekçesi olmamalı. Türbanı savunmayan ve karşı çıkan birisi olarak , iktidar partisine açılan davayı ülke geleceği için bizim geleceğimiz için derhal yok edilmesi gereken bir dava olarak görüyorum.</p>
<p>Türkiye laik ve demokratik bir cumhuriyet ülkesidir.  Umarım bir an önce çok büyük problemler yaşanmadan bu dava çözümlenir.</p>
<p>Hukuk çözümü yaratır , sorunu değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/03/15/demokrasi-rezaleti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BİR TİROİD HİKAYESİ VE TEŞEKK&#220;R</title>
		<link>http://sanalpencere.net/2008/03/10/bir-tiroid-hikayesi-ve-tesekkr/</link>
		<comments>http://sanalpencere.net/2008/03/10/bir-tiroid-hikayesi-ve-tesekkr/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Mar 2008 19:15:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S&#38;P</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNLÜK YAZILAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanalpencere.net/2008/03/10/bir-tiroid-hikayesi-ve-tesekkr/</guid>
		<description><![CDATA[2006 yılının temmuz ayında teşhis edilen ve beni rahatsız eden , &#8216; hipertiroidi &#8216; hastaliğimdan kurtulmak için gerekli müdahele bugün yapıldı. İncelendiğinde çok fazla belirtisi olan ve metabolizmayı doğrudan etkileyen bir hormonun fazla salgılanması olarak belirtilen hipertiroid hastalığı , beni oldukça etkiledi.
18 ay ilaç tedavisi ile çözüm aradık fakat ne yazık ki bunda başarılı olamadık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2006 yılının temmuz ayında teşhis edilen ve beni rahatsız eden , &#8216; hipertiroidi &#8216; hastaliğimdan kurtulmak için gerekli müdahele bugün yapıldı. İncelendiğinde çok fazla belirtisi olan ve metabolizmayı doğrudan etkileyen bir hormonun fazla salgılanması olarak belirtilen hipertiroid hastalığı , beni oldukça etkiledi.</p>
<p>18 ay ilaç tedavisi ile çözüm aradık fakat ne yazık ki bunda başarılı olamadık. Bunun neticisinde halk arasında &#8216; Atom &#8216; denilen , radoaktif iyot yöntemini kullanmayı uygun bulduk. Doktorlarımla karar verdiğimiz için çoğul kullandım. Ve o doktorlarıma teşekkür etmek istiyorum.</p>
<p>Öncelikle hastalığımı teşhis eden , her türlü soruma ve stresli halime maruz kalan , beni anlayışla ve sabırla dinleyerek sorularıma cevap verip tedavim için en uygun yöntemleri deneyen ; Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokroniloji ABD Başkanı Sayın Prof. Dr . Numan Tamer &#8216; e &#8230;</p>
<p>İlaç tedavisinden sonuç alamadıktan sonra , radyoaktif iyot tedavisine karar verme aşamasında başvurduğum , beni oldukça rahatlatan ve bu tedaviyi uygulamaya karar verip gerekli tetkikleri yaptıran ve inceleyen , bugünde radyoaktif iyotu içmemi sağlayan ; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp ABD Başkanı Sayın Prof.Dr. İlhami Uslu &#8216; ya&#8230;</p>
<p>Ve Sayın Dr. Caner Mete &#8216; ye&#8230;</p>
<p>Radyoaktif iyot alımı için gerekli tetkiklerimi yaparken benimle ilgilenen ve kısa sürede gerekli hizmeti almamı sağlayan ; Yeditepe Üniversite Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü doktorlarına &#8230;</p>
<p>Son olarak bu rahatsızlığım boyunca ve tedavisinde bana çok yardımcı olan ailem ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>Allah kimsenin başına hastalık vermemesini dilerken , bu hastalığımdan tamamen kurtulmuş olmayı ümit ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanalpencere.net/2008/03/10/bir-tiroid-hikayesi-ve-tesekkr/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
